Doktora Öğrencileri Hangi Ülkeleri Tercih Ediyorlar?

Doktora öğrencileri sayısı son yirmi yılda tüm dünya üzerinde giderek artıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde sadece akademik kariyer için değil, aynı zamanda profesyonel kariyer yapmak için de doktora yapmak zorunluluk haline gelmiş durumda. Örneğin alanında lider​ Google, Facebook, Amazon ve Apple gibi şirketlerde çalışanların yüzde 30unun doktorası olduğu tahmin ediliyor. OECD’nin yaptığı araştırmalara göre, Amerika Birleşik Devletleri 2014 yılında tam 67 bin doktora öğrencisi ile bu alanda açık ara farkla önde. Aynı araştırmalara göre ABD’yi sırasıyla 28 bin öğrenci ile Almanya ve 25 bin öğrenci ile Birleşik Krallık izliyorlar. Hindistan, Japonya, Fransa ve Güney Kore’nin de ilk sıralarda yer aldığı bu alanda, dünyanın farklı kıta ve bölgelerinde birçok öğrencinin doktora eğitimi için göç ettiği gözlemleniyor.

September 2018
spotlight
efet's picture

Efe Tuncel

Doktora öğrencileri sayısı son yirmi yılda tüm dünya üzerinde giderek artıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde sadece akademik kariyer için değil, aynı zamanda profesyonel kariyer yapmak için de doktora yapmak zorunluluk haline gelmiş durumda. Örneğin alanında lider​ Google, Facebook, Amazon ve Apple gibi şirketlerde çalışanların yüzde 30unun doktorası olduğu tahmin ediliyor. OECD’nin yaptığı araştırmalara göre, Amerika Birleşik Devletleri 2014 yılında tam 67 bin doktora öğrencisi ile bu alanda açık ara farkla önde. Aynı araştırmalara göre ABD’yi sırasıyla 28 bin öğrenci ile Almanya ve 25 bin öğrenci ile Birleşik Krallık izliyorlar. Hindistan, Japonya, Fransa ve Güney Kore’nin de ilk sıralarda yer aldığı bu alanda, dünyanın farklı kıta ve bölgelerinde birçok öğrencinin doktora eğitimi için göç ettiği gözlemleniyor. Tercihlerde özellikle iyi eğitim ve yaşam şartlarının ön planda tutulduğu fark edilirken, öğrenciler doktora eğitimlerinden sonra uzun vadeli kalabilecekleri ülkeleri de öncelik olarak belirliyorlar.

Özellikle son 50 yılda Türkiye’de ve dünyada farklı ülkelerde eğitim görmek ve daha sonra yerleşmek daha çok tercih edilir oldu. Bu eğitim amaçlı göçün ülkelere bireysel, toplumsal, ekonomik ve siyasal açıdan pek çok katkısı olduğu düşünülüyor. Doktora amaçlı ülkeler arası seyahat eden öğrenciler aynı zamanda genç nüfusun az olduğu gelişmiş ülkeler başta olmak üzere pek çok ülkeye ekonomik kalkınma ve uluslararası rekabette avantaj sağlayan insan kaynağı gücüne dönüştüler. Eğitim öğretim ücretleri, konaklama, seyahat ve farklı birçok alanda yapılan harcamalarla bulundukları ülkenin ekonomisine doğrudan katkı sağlayan öğrenciler, aynı zamanda eğitim gördükleri ülke için de bir ekonomik girdi olarak görülüyor.  Bu öğrenciler, ülkelerin ekonomisine doğrudan katkı yapmakla kalmayıp aynı zamanda toplumun en saygıdeğer kesimi sayıldıklarından, yaşadıkları ülkelerin değerlerini de aynı oranda arttırıyorlar.

Diğer taraftan eğitim gören öğrenciler de bu kazanımlardan pay alıyorlar. Doktora öğrencilerinin en büyük şansları ise pek çok ülkeden talep almalarından dolayı doktora yapmak istedikleri üniversite ve ülkeleri, lisans ve yüksek lisans öğrencilerine göre daha özgürce seçebilmeleri oluyor. Doktora yapmak isteyen öğrencilerin seçimlerinde en çok dikkat ettikleri unsurlar üniversitelerin başarı oranları, ülkelerin teknolojik açıdan gelişme düzeyleri ve yaşanabilirlik kriterleri oluyor. ABD’nin bu kriterleri karşılamadaki üstünlüğü doktora öğrencileri açışından ilk tercih olmasını sağlıyor olsa gerek.

Yurtdışında eğitim alan öğrenciler aynı zamanda uluslararası öğrenci olarak kabul edilip ülkelerini temsil etme sorumluluğunun yanısıra,  ülkeler arası işbirliği ve dayanışma için önemli bir artı olarak kabul ediliyorlar. Bu nedenle kamu diplomasisi ve dış politika alanında bir artı değer olarak görülüyorlar. Bu yazıda heykelinin fotoğrafı kullanılan Carnegie Mellon üniversitesinden 100 yıl önce doktora alan ve daha sonra üniversite kampüsüne heykeli dikilen Çin asıllı Mao Yisheng bu konuda iyi bir örnek olabilir.

Gelişmekte olan ülkelerin son yıllarda eğitim kapasitelerini genişletmesine bağlı olarak, örneğin Hindistan’daki doktora öğrencisi sayısındaki artışa özellikle dikkat etmek gerekiyor. Hindistan gibi gelişmekte olan ekonomiler, ülkelerine gelen öğrencilerin yaptığı katkılarla çok daha geniş bütçelere de sahip oluyorlar.